
Kawasaki Hastalığı ve Pediatrik İnflamatuar Multisistemik Sendrom
Son dönemde Kawasaki hastalığına çok benzeyen ve karıştırılan Pediatrik İnflamatuar Multisistemik Sendrom kısaca PİMS toplumda endişeye neden oldu.
Pims ile ilgili bilgi paylaşmadan önce Kawasaki Hastalığından bahsetmekte yarar var. COVİD-19 pandemisinin yaşandığı son aylarda ilk olarak İngiltere’den daha sonra Dünya’nın farklı yerlerinden Kawasaki benzeri vakalar bildirildi, bazı bulguları ile benzemekle birlikte vaka sayıları arttıkça araştırıcılar tarafından farklı bir klinik tablo olduğu anlaşıldı. Bu iki klinik tablonun karıştırılmaması için her iki sendrom hakkında bilgi vermek istiyorum. Kawasaki Sendromu veya hastalığı sıklıkla beş yaş altı çocuklarda görülür, ilk kez 1967 yılında Japon bir doktor tarafından tanımlanmıştır.
Pims ile ilgili bilgi paylaşmadan önce Kawasaki Hastalığından bahsetmekte yarar var. COVİD-19 pandemisinin yaşandığı son aylarda ilk olarak İngiltere’den daha sonra Dünya’nın farklı yerlerinden Kawasaki benzeri vakalar bildirildi, bazı bulguları ile benzemekle birlikte vaka sayıları arttıkça araştırıcılar tarafından farklı bir klinik tablo olduğu anlaşıldı. Bu iki klinik tablonun karıştırılmaması için her iki sendrom hakkında bilgi vermek istiyorum. Kawasaki Sendromu veya hastalığı sıklıkla beş yaş altı çocuklarda görülür, ilk kez 1967 yılında Japon bir doktor tarafından tanımlanmıştır.
En az 5 gün süren ateş, her iki gözde irinli olmayan kızarıklık, ağız içi (çilek dili) ve dudaklarda kızarıklık, deride kırmızı döküntüler, el ve ayaklarda şişlik, kızarıklık, sertlik ve soyulmalar, boyunda en az 1 adet 1,5 cm den büyük lenf bezleri ve en korkutan yan etkisi kalp damarlarında anevrizma, kalbin tüm katmanlarında tutulum hastalığın belirtileri arasındadır. Kawasaki hastalığı çocuklarda çok düşük oranlarda şok sendromuna neden olmaktadır. Kawasaki hastalığının nedeni bilinmemektedir ancak bazı virüsler ( enterovirüsler, adenovirüsler, insan coronavirüs, parainfluenza virüs ve Epstein Barr virüs-EBV), bakteriler (en sık grup A streptokoklar) ve mantarlar suçlanmaktadır. Avrupa’da Kawasaki hastalığı sıklığı 5-10/100 000 olarak bildirilmektedir(5 yaş altı en sık). ABD’de 19/100 000sıklığında rapor edilmektedir. Japonya, Güney Kore, Çin ve Taiwan gibi Kuzey Doğu Asya ülkelerinde ABD ve Avrupa’dan 10-30 kat daha fazla görülmektedir. Kawasaki hastalığından şüphelenilen ya da tanısı konan çocuklar hastaneye yatırılarak tetkik ve tedavi edilmelidir. Kalp damarlarının tutulum riskini azaltmak için ateş başladıktan sonraki ilk 10 gün içinde bu hastalığa özel olarak, damar yolundan uygulanan ilaca(İVİG) başlanmalıdır.
Nisan 2020’de İngiltere’den doktorlar, Kawasaki hastalığına ve Toksik Şok Sendromuna benzer özellikler gösteren ağır İnflamatuar sendrom bulguları ile ortaya çıkan vakalar bildirdiler. Bu çocuklarda COVİD-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsü RT-PCR testi, serolojik kan testleri ile pozitif saptandı ya da hastaların yakın çevrelerinde COVİD-19 hastalığı geçiren bireyler tespit edildi. Bu çocuklarda devam eden yüksek ateş (38 C’yi aşan), hipotansiyon (düşük tansiyon), çoklu organ tutulumu bulguları (kalp, sindirim sistemi, böbrek, kemik iliği, cilt ve sinir sistemi) görüldü ve yükselmiş enfeksiyon göstergeleri saptandı. İlginç olarak vakaların çok az bir kısmında solunum sistemi etkilenme bulguları görüldü. İngiltere’den bildirilen 8 vakalık bir çalışmada bir çocuk yaşamını yitirdi. Tüm hastalarda SARS – CoV-2 antikor testleri pozitif saptandı. ABD, New York şehrinden Nisan-Mayıs 2020’de yaşları 2-15 yıl olan 15 çocuk hasta bildirildi. Takip eden dönemlerde Dünyanın birçok yerinden benzer vaka serileri bildirilmeye başlandı. Türkiyeden henüz bilimsel yayın yapılmayan bir elin parmak sayısını geçmeyen benzer vakalar olduğu değişik mecralarda paylaşılmaya başlandı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Pediatrik İnflamatuar Multisistemik Sendromu aşağıdaki gibi tanımladı;
0-19 yaş arası çocuk ve adolesanlarda 3 günden fazla süren ateş ve takip eden aşağıdaki 2 bulgunun varlığı
1-Döküntü ya da gözlerde irinli olmayan kızarıklık ya da el-ayak-ağızda (cilt ve mukozada) kızarıklık.
2-Hipotansiyon ya da şok
3-Kalp tutulum bulguları
4-Kanama pıhtılaşma bozukluğunu gösteren laboratuvar bulguları(d-dimer, PT, aPTT)
5-Sindirim sisteminin ani bulguları (ishal, kusma ve karın ağrısı)
Ve yükselmiş iltihap göstergeleri (ESR, CRP, prokalsitonin, fibrinojen, ferritin, LDH, interlökin-6, nötrofil sayısı), lenfosit sayısında düşme, serum albümin değerinde düşme.
Ve bu tablonun bakterilere bağlı olmadığının gösterilmesi (streptokoksik ve stafilokoksik şok sendromları gibi)
Ve COVİD-19 pozitifliği ya da COVİD-19 hastaları ile temasın gösterilmesi.
Bu durum, bağışıklık sisteminin vücuda giren virüs ya da bakteriye çok sert tepki verdiği (sitokin fırtınası) birçok reaksiyon zinciri sonucu olmaktadır. Böylece vücudun birçok organında (kalp, böbrek, akciğer, beyin, cilt, karaciğer ve göz) yaygın doku ve damar hasarı oluşmaktadır.
Coronavirüs pandemisi daha çok yeni olmasından dolayı neden olduğu farklı klinik bulgular zamanla ortaya çıkacak(PİMS gibi), tanınacak ve tedavi protokolleri geliştirilecektir. Henüz bilimsel etkinliği tam olarak gösterilmiş bir ilaç tedavisi yok ancak destek tedavileri uygulanmaktadır. En önemli başarı aşısının üretilmesi ile sağlanacaktır. Ailelerimizi, çocukları ve kendimizi korumak için sosyal mesafeye (1,5-2 metre), el temizliğine ve maske takmaya dikkat etmeliyiz. Çok önemli bir gerekçemiz olmadıkça alış-veriş merkezlerine gitmemeli ve kalabalık alanlardan uzak durmalıyız. Taze meyve ve sebzelerin de olduğu dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz. İmmun sistemimizin tam çalışması için günlük 7-8 saat kadar uyumamız gerekmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Pediatrik İnflamatuar Multisistemik Sendromu aşağıdaki gibi tanımladı;
0-19 yaş arası çocuk ve adolesanlarda 3 günden fazla süren ateş ve takip eden aşağıdaki 2 bulgunun varlığı
1-Döküntü ya da gözlerde irinli olmayan kızarıklık ya da el-ayak-ağızda (cilt ve mukozada) kızarıklık.
2-Hipotansiyon ya da şok
3-Kalp tutulum bulguları
4-Kanama pıhtılaşma bozukluğunu gösteren laboratuvar bulguları(d-dimer, PT, aPTT)
5-Sindirim sisteminin ani bulguları (ishal, kusma ve karın ağrısı)
Ve yükselmiş iltihap göstergeleri (ESR, CRP, prokalsitonin, fibrinojen, ferritin, LDH, interlökin-6, nötrofil sayısı), lenfosit sayısında düşme, serum albümin değerinde düşme.
Ve bu tablonun bakterilere bağlı olmadığının gösterilmesi (streptokoksik ve stafilokoksik şok sendromları gibi)
Ve COVİD-19 pozitifliği ya da COVİD-19 hastaları ile temasın gösterilmesi.
Bu durum, bağışıklık sisteminin vücuda giren virüs ya da bakteriye çok sert tepki verdiği (sitokin fırtınası) birçok reaksiyon zinciri sonucu olmaktadır. Böylece vücudun birçok organında (kalp, böbrek, akciğer, beyin, cilt, karaciğer ve göz) yaygın doku ve damar hasarı oluşmaktadır.
Coronavirüs pandemisi daha çok yeni olmasından dolayı neden olduğu farklı klinik bulgular zamanla ortaya çıkacak(PİMS gibi), tanınacak ve tedavi protokolleri geliştirilecektir. Henüz bilimsel etkinliği tam olarak gösterilmiş bir ilaç tedavisi yok ancak destek tedavileri uygulanmaktadır. En önemli başarı aşısının üretilmesi ile sağlanacaktır. Ailelerimizi, çocukları ve kendimizi korumak için sosyal mesafeye (1,5-2 metre), el temizliğine ve maske takmaya dikkat etmeliyiz. Çok önemli bir gerekçemiz olmadıkça alış-veriş merkezlerine gitmemeli ve kalabalık alanlardan uzak durmalıyız. Taze meyve ve sebzelerin de olduğu dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz. İmmun sistemimizin tam çalışması için günlük 7-8 saat kadar uyumamız gerekmektedir.

