
Tek Çocuk mu Çok Çocuk mu?
Hayatınızda tek bir çocuk olduğunda odağınız sadece onun ihtiyaçlarıdır. Elbette ki ikinci bir çocuk geldiğinde bu durum bir miktar değişebilir. Ancak ikinci çocuk birçok açıdan ilk çocuğun gelişimi ve öğrenmesine katkıda bulunur.
Kardeşler arasındaki ilişki doğum öncesi dönemden başlayan duygusal ve yakın dostluk bağı olarak tanımlanabilir. Kardeşlik, çoğu insan için yaşamlarındaki en uzun süreli ilişki, güven ve sevgi bağıdır. Bu ilişki, bireylerdeki içtenlik ve yaşam boyu sosyal destek sağlama gibi olumlu niteliklerin gelişimi üzerinde önemli etkiye sahiptir. Ayrıca, kardeşler, birbirlerinin duygusal, motor, zihinsel, dil ve özellikle de sosyal gelişimlerinde önemli rol oynar. Dış çevre ile etkileşimlerinin gerçekleşmesi, sevgi, saygı ve güven duygularının paylaşımı için uygun bir ortam sağlayarak, çocuğun bu etkileşimlerle edindiği duygu düzenleme becerileriyle gelecekteki ilişkilerine temel oluşturur.
Kardeşler arasında kıskançlık çocuk gelişimi aşamalarında çok olağan bir durumdur, beklenen ilgi, sevgi ve şefkat eksikliğine karşı verilen doğal bir yanıttır. Çocuklar kıskançlık duygusu ile yaklaşık 2 yaş civarında tanışırlar. Çocuk kardeşi doğduğunda, o güne kadar sadece kendisine ait olduğunu sandığı anne ve babasını, kardeşi ile paylaşacağını anladığında kendisinin artık sevilmediği, istenilmediği duygusuna kapılır, anne-babasını çevresindeki herkesten kıskanır ve onları kimse ile asla paylaşmak istemez. Bu nedenle ebeveynlerin daha kardeş dünyaya gelmeden çocuklarını bu konuda hazırlamaları doğum sonrası bebeğin bazı işlerini (beslenme, temizlik, giyim gibi) kontrollü bir şekilde çocuğa yaptırmaları en uygun çözümdür.
- Anne-babayı paylaşmak zorunda kalmak, beklemeyi öğrenmek çocuğunuzun başka ihtiyaçlarına dolaylı yoldan cevap verebilir. Bunlar, onun psiko-sosyal gelişimi için zorlayıcı gibi görünen ama faydalı bilgiler haline dönüşebilir.
- Özellikle bebeklik zamanlarında, ilk çocuğun bazen zarar gördüğü gibi bir algı oluşabilir. Hâlbuki sadece kendi ihtiyaçlarının olmadığını fark etmek çocuğunuza yepyeni bir pencere açar.
- Kardeşi büyürken yaşadığı deneyimler onda kıskançlık gibi duygulara sebep olabilir. Onu bu duygulardan koruma isteğiyle dolarak ikinci çocuktan vazgeçebilirsiniz. Ancak yaşayacağı duyguların ona çok şey katacağını ve belki de güçleneceğini düşünerek farklı bir açıdan bakmak size yardımcı olabilir.
Tabi ki bu süreçte sizin de hazır olmanız önemli. Hamilelik kararını vermeden önce aşağıdaki soruları kendinize sorabilirsiniz.
- Vücudunuz yeni bir gebelik için hazır mı?
- Psikolojik olarak siz ve eşiniz bu yeni sürece hazır mısınız?
- İlk çocuğunuzu kendi temel ihtiyaçlarını giderebiliyor mu?
- İlk çocuğunuz kreş ya da oyun grubu gibi aktivitelere katılıyor mu?
- İlk çocuğunuz duygularını ifade edebiliyor mu?
- Ekonomik durumunuz yeni bir bebeğin bakımını karşılamaya uygun mudur?
Araştırmalar 6 yaştan küçük çocukların, yeni bir kardeşin doğumundan daha fazla etkilendiklerini göstermektedir. Çocuklar arasındaki yaş farkı 1.5 ile 3.5 yıl arasındayken kıskançlığın daha şiddetli olduğu bilinmektedir. İki kardeş arasında 4 yıl ve üzeri bir yaş farkı olması kıskançlık şiddetini en alt seviyede tutacaktır.
İki çocuk arasında yaş farkının az olmasının bazı avantajları var.
- İki çocuk birlikte büyür ve yaş farkı az olduğu için büyüdüğünde de iyi arkadaş olurlar.
- Eğer cinsiyetleri aynı ise yakın yaşlarda olduğu için oynadığı oyuncaklar ve kıyafetlerini paylaşabilirler.
- Okula başladıklarında ders kitaplarını büyük olan küçük olana devredebilir.
EBEVEYNLERİN YENİ KARDEŞ DÜNYAYA GELMEDEN ÖNCE ÇOCUKLARINI BU KONUDA HAZIRLAMAK İÇİN NELER YAPABİLİR?
Yeni kardeşin doğumu ile ailede oluşabilecek değişiklikler bebek doğmadan önce yapılmalıdır. Örneğin büyük olan, bebek doğmadan kreşe ya da okula gönderilmelidir. Büyük olan çocuğun odası yine bebek doğmadan ayrılmalı ve kendi odasında uyuması sağlanmalıdır, yani büyük çocuk ‘’kardeşim geldi ben terk edildim, gönderildim’’ duygusuna kapılmamalıdır.
Büyük olan çocuğa, bebeğin daha çok küçük olduğu ve henüz kendi gereksinimlerini karşılayamadığı anlatılmalıdır. Aynı zamanda kardeşi doğduktan sonra çocuğa ‘’artık sen abisin, ablasın’’ gibi cümleler kurulmamalı onun da bir çocuk olduğu unutulmamalıdır.
Kimi aileler çocuğun hatırı için bir kardeş doğurur. Doğumdan sonra çocuğun kardeşe karşı ters tutumunu görerek şaşırabilirler. Kaç çocuk sahibi olacaklarını anne ve baba kendileri kararlaştırmalıdır. Böyle önemli bir kararın sorumluluğu çocuğa bırakılmamalıdır. Sonradan çocuğu azarlamak ‘’ sen kardeş istemiştin ya!’’ diye başına kakmak yararsızdır. Kardeşleri severken ‘’seni çok seviyorum yerine SENİN YERİN AYRI’’ demek daha doğru bir yaklaşımdır.

